Yeni bir kavram yer almaya başladı bugünlerde gündemde. Bu kavramın kapsadığı anlam ve anlam doğrultusunda üretilen ürünlerse büyük beğeni topluyor. Tam olarak toplumlarda yeterli olarak bilinmese de önümüzdeki günlerde hem katkılarından dolayı hem de görsel güzellikleri adına her evde yer alacak gibi gözüküyor.

Geri dönüşümün bir diğer şekli olarak sözcük dağarcığına giren ve çevre kirliliği adına büyük katkıları olan yukarı dönüşüm (Upcycling) sonraki kullanım için malzemenin kalitesini ve bileşimini bozmadan onu yeniden kullanmaya karşılık gelmektedir.

Yukarı dönüşüm sayesinde atık materyaller veya kullanılmayan ürünler farklı amaçlarla kullanılan başka ürünlere dönüştürülüyor. Evinizde kullanımı biten çatal kaşıklarınız güzel dekorasyona sahip çamaşır askılığı olabiliyorken, rendeniz ise kalemlik ya da saksı olarak kullanılabiliyor. Bu sayede çöpe gitme zamanı geldiğini düşündüğünüz birçok materyaliniz daha uzun süre kullanılabiliyor. Böylece hem toprağımızı ve çevremizi kirleten atık miktarını minimize diyorken hem de hammadde ve enerji tasarrufu sağlayabiliriz.
Yukarı dönüşüm, karakteristik değeri bozulmadan esnek, kullanışlı forma geri dönen malzemelerin ömrünce tekrarlayabildiği bir süreçtir. Bu yeni nesil dönüşümde, malzemenin kalitesi ve bileşimi bozulmuyor; ortaya çıkarılan ürünler bambaşka ama yine nitelikli bir anlam taşıyor.

Bu kavram ilk kez 1994 yılında Alman mühendis Reiner Pilz tarafından kullanıldı. Pilz, Salvo dergisine verdiği röportajda eski ürünlere daha çok değer verilmesi gerektiğini söyledi ve “Kullandığımız ürünlerin ömrünü uzatmak için çaba harcamalıyız” inancını savundu. Upcyling, 2000’li yıllarda ivme kazanmaya başladı.

Aslında upcycling, hayatımızın içinde her zaman var olmuş bir uygulama. Eskiyen perdelerin yastık kılıfına dönüştürülmesi, modası geçmiş bir pantolonun kesilerek şort haline getirilmesi bile sürdürülebilirlik bilinciyle denenen upcycling yöntemine örnek. Ama bunun gibi küçük uygulamalar haricinde; dünyada “elde olanlarla neler yapabiliriz” düşüncesiyle hareket eden ve upcycling fikrini işletmelerinde uygulayan girişimciler de var artık.

Ambalaj atıklarından veya plastik bazlı atıklardan takı, çanta, cüzdan gibi aksesuarlar tasarlayan firmalar buna güzel bir örnek oluşturuyor. Bu firmalarda toplanan “atık-çöp” malzemeler, yepyeni formlarla zevkle tasarlanıyor.

Dünya üzerinde birçok canlı nesli ya yok oldu ya da yok olma tehlikesi altında. Bu canlılar arasında yer alan kaplan nüfusu ise sevindirici bir yükseliş göstererek yüzyıldır ilk defa artış gösterdi.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) ve Küresel Kaplan Forumu’nun dünya geneli yaptığı araştırma sonucunda kaplan nüfusu 3890’a ulaşarak yüzyıldır ilk defa artış gösteriyor. 1900 yılında ki rakamlara göre 100 bin olan kaplan sayısı yüzyıl içerisinde sürekli düşüş gösterdi. 2010 yılında yapılan araştırma bu sayının 3200’e kadar düştüğünü göstermektedir.

Sayı artışı ile ilgili açıklama yapan yetkililer bu sayı artışının nüfus artışı olabileceği gibi daha gelişmiş veri toplama yöntemine de bağlı olabileceğini de dile getirdiler. WWF'de başkan yardımcısı Ginette Hemley "Sayılardan çok eğilim önemli ve biz doğru yönde bir eğilim görüyoruz" dedi. Vakfın uluslararası direktörü Marco Lambertini son sayıların "hükümetler, yerel topluluklar ve çevreciler beraber çalışınca vahşi hayvanların ve yaşam alanlarının kurtarılabileceğini" gösterdiğini söyledi.

Son yıllarda yaşanan iklim değişiklikleri, küresel ısınma ve doğal kaynakların yok olması gibi kavramların ön plana çıkması hatta gündemin ilk maddeleri arasında kendilerine yer açmaları bireyler gibi hükümetleri, firmaları da çevreci yaptı.

Hızla artan tüketim çılgınlığı ile birlikte değişen kirlilik çeşitleri ve boyutları, çevreye olan etkilerini de değiştirdi. Bu değişimler ile geçmişte ki gibi artık bireysel yapılan çevreci çalışmalar ve söylemler yeterli olmamaya, çevre kirliliklerinin toplumsal ve evrensel bir gerçek olarak kabul edilmesi gerekliliğini ortaya çıkardı.

Çevre kavramının etrafında politikalar geliştirmeye ve uygulamaya başlayan topluluklar ve hükümetlerle birlikte dünyaya hizmet veren dev şirketler ve ulusal şirketler de yatırımlarının merkezine çevreci kavramını oturtarak projelerini şekillendirir oldu. Hem kendi sürdürülebilirliği hem de dünyanın sürdürülebilirliği adına üzerlerine düşenleri yapmaya başladılar.

Günümüzde dünya devi olarak adlandırılan bazı teknoloji şirketlerinin çevreci olmak adına yaptığı çalışmalara bir göz atalım dedik sizler için. İşte, her yıl yaptığı araştırmalar ile dünyanın en iyi markalarını belirleyen Interbrand’ın  listesinden sizler için seçtiğimiz birkaç teknoloji firmasının çevreci çalışmaları….

Apple

Şirket firma olarak ve ürün bazında çevre üzerinde ki etkisini minimuma indirmek adına üretim, geri dönüşüm ve enerji kaynakları alanlarında yaptığı yatırımlara 2015 yılı içerisinde bir yenisini daha ekledi. Enerji ihtiyacının yüzde 100’ünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamaya başlayan Apple önümüzdeki günler içinde dünya genelinde ki Apple Store’lerin tüm enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklarla giderilmesi adına çalışmalar başlattı.

Ayrıca 2019 yılında piyasaya sunmayı planladığı elektrikli otomobiller için yaptığı yatımlar ile de çevreci çalışmalarına devam etmektedir.

Google

Hava kirliliğinin en büyük sebebi arasında yer alan otomobil kaynaklı oluşan egzoz gazlarının önüne geçmek için çalışmalar başlatan Google, sürücüsüz, elektrikli araç modelleri üretmeye çalışmaktadır. Firmanın yenilenebilir enerji kaynakları adına yaptığı yatırımlar da yadsınamayacak derecededir.

DELL

Daha çok ürettiği PC ve notebook modelleriyle tanıdığımız DELL'de en çevreci teknoloji şirketlerinden biri konumunda. Birçok şirket, ihtiyacı olan enerjiyi kömür, dizel gibi yollarla zahmetsiz bir şekilde elde ederken, DELL ihtiyacı olan enerjinin yaklaşık olarak %30'unu yenilenebilir enerji kaynakları vasıtasıyla elde ediyor.

Lenovo

Özellikle PC sektöründe önemli bir pazar payına sahip olan Lenovo'da çevre bilincine sahip olan teknoloji firmaları arasında yer alıyor. Son yıllarda gittikçe yaygınlaşan çevre bilinci Lenovo'yu da yakından etkilemişe benziyor. Ürettiği birçok üründe geri dönüştürülebilir malzemelerden yararlanan Lenovo, böylece çevreyi elektronik atıklardan arındırmış oluyor.

Samsung

2014 yılında başlattığı ve uygulamaya devam ettiği “2020 Eko- Yönetim Plan’ı” ile birlikte sürdürülebilirlik ve çevre adına yaptığı çalışmalar ile Samsung, çevreci firmalar arasında kendine yer açtı. Uyguladığı geri dönüştürülebilir malzeme ve tekrar kullanılabilen kartonlar sayesinde de çevreye önemli bir destek sunmaktadır.

HP

Sürdürülebilirlikte lider şirketler arasında yer alan HP çevre üzerindeki etkisini azaltmak için yeni bir standart belirleyerek karbon ayak izinizi kayda değer oranda düşürmeye çalışmaktadır. HP, ofislerde ki baskı işlerinin yarattığı toplam karbon ayak izini azaltmayı sağlayabilecek, yenilikçi, enerji bakımından verimli ürünler geliştirme konusunda uzun bir geçmişi sahiptir. HP OfficeJet Pro X ve HP OfficeJet Enterprise X modellerinde bulunan, çığır açan HP PageWide Teknolojisi enerjinin korunmasında ve atık miktarının azaltılmasında önemli bir atılımdır. Bu yazıcılar ve çok fonksiyonlu cihazlar kaynakları korur ve renkli lazere göre maliyetleri yarı yarıya azaltabilirler.

Yaşanan olumsuzluklar karşısında asla biz suçlu değilizdir ve bizim elimizden hiçbir şey gelmez . Çevre konusunda da suç hep büyük tesislerin ve başkalarınındır. Bireysel olarak da bizim yapabileceğimiz hiç bir şey yoktur.

Aslında işin aslı böyle değildir. Bireysel olarak da yapabileceğimiz birçok şey vardır çevremiz için. Bunlardan biridir karbon ayak izimizi ortadan kaldırmak.

İnsan faaliyetlerinin üretilen sera gazı miktarı acısından çevreye verdiği zararın ölçüsü olarak adlandırılan karbon ayak izimizi çok küçük şeylere dikkat ederek azaltabiliriz. Bunun için de ilk aşama olarak sera gazı oluşturan faaliyetlerimizi belirleyerek ve ne kadar salınım yaptığımızı ölçerek işe başlayabiliriz.

Karbonsuz Bir Gelecek İçin

Tüketim şeklimizi değiştirerek yani düşük karbonlu, iklim dostu üretilen ürünleri tercih ederek ya da işinize eşiniz ayrı araçla siz ayrı araçla gitmek yerine toplu taşımaları tercih ederek karbon ayak izimizi düşürebiliriz. Bunlar haricinde ise enerjiyi verimli kullanarak, gereksiz tüketimi azaltarak, geri dönüşüm konusunda daha bilinçli ve dikkatli hareket ederek ve çevrenizin de bu konuda bilinçlenmesine yardımcı olarak karbonsuz bir gelecek için adım atabilirsiniz.

Geri Dönüştür

Evinizde iş yerinizde kullandığınız ürünlerin yeniden kullanımı ya da geri dönüşümü için sistem kurarak, kaynak kullanımında verimli uygulamalara geçerek ürettiğimiz sera gazı miktarını azaltabiliriz. Sadece konu hakkında bilinçli olmak ve elimizde ki kağıdı ya da geri dönüşümü olan bir maddeyi çöpe atmak yerine geri dönüşüm kutulara atmak bile yeterli olabilecek konumdadır.

Satın Alırken Dikkatli Olalım

Daha verimli binalar, arabalar, ürünler kullanarak da sera gazı üretimimizi azaltırız. Günümüz teknoloji ile artık sıfır emisyon araçlar çevre dostu binalar ve çevreye zarar vermeyen ürünler üretilir oldu. Biraz pahalıya kaçabilir bunlar belki ama yıllar içerisinde kazanılanlar kendini amorti edecektir. Kullanılmayan ışığı kapatarak, tasarruflu lambalar kullanarak, daha az enerji harcayan bilgisayar modelleri tercih ederek yani satın almalarımızda enerji verimliliğine dikkat ederek karbon ayak izimizi yok ol diyebiliriz.

Yeşil Üret – Tüket

Bireysel olarak yapabildiklerimiz yanında firma olarak yapabileceklerimiz geleceğimizin nefes alması için önemli adımlardır. Karbon salımı düşük olan ürün ve hizmetler üreterek, ürünlerinizi ve üretim süreçlerinizi çevre dostu bir yaklaşımla dönüştürerek bu rekabetçi piyasada marka değerinizi artırabilir, sürdürülebilir bir şirket olabilirsiniz. Daha az karbon üreten enerjileri seçerek, temin edebildiğiniz kadar enerjinizi yenilenebilir enerji kaynaklar kaynaklarından temin ederek çevreye verdiğiniz zararı azaltabilirsiniz.

 

Ve en önemlisi karbon ayak izimizi hesaplayıp doğadan kaç ağaç aldığımızı öğrenerek o ağaçları geri verebilir, doğal kaynaklarımızı hoyratça kullanmayarak ve çocuklarımızı bu konularda bilinçli yetiştirerek karbon ayak izimizi azaltabiliriz. Böylece çevreye ve geleceğimize vereceğimiz zarar en aza indirgenebilir.